
Düztabanlık, uzman erbaş olmak isteyen adayların sağlık muayenesinde en sık karşılaştığı ve en çok endişe yaratan ortopedik bulgulardan biridir. Toplumda oldukça yaygın görülen bu durum, ayak taban kavsinin normalden düşük olması veya tamamen kaybolması şeklinde tanımlanır ve tıbbi olarak pes planus adıyla bilinir. Uzman erbaş alım sürecinde adaylar TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği kapsamında detaylı bir ortopedik muayeneden geçirilir ve ayak yapısı radyolojik görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilir. Düztabanlık tespit edilen adayların durumu, yönetmeliğin EK-C Hastalıklar Listesi Madde 66 hükümlerine göre dilimlendirilerek karara bağlanır. Bu değerlendirmede kalkaneal yükseklik açısı olarak bilinen radyolojik ölçüm belirleyici rol oynar ve adayın hangi dilime girdiğini doğrudan etkiler. Ancak bu ölçümün teknik olarak tartışmaya açık bir yöntem olduğu ve farklı sağlık kuruluşlarında farklı sonuçlar verebildiği de göz ardı edilmemelidir.
Uzman erbaş adayları açısından düztabanlık konusu, diğer bazı sağlık durumlarından farklı bir değerlendirme sürecine tabidir. EK-D Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesinde Madde 66 A dilimi fıkraları uzman erbaş sütununda (-) işaretiyle yer almaktadır. Bu durum, Hastalıklar Listesinde A dilimine giren düztabanlık hallerinin dahi uzman erbaş adaylığında olumsuz değerlendirileceği anlamına gelir. Bununla birlikte bu sonuç, düztabanlığı olan her adayın kesinlikle uzman erbaş olamayacağı biçiminde yorumlanmamalıdır. Uygulamada sağlık kurullarının yaptığı kalkaneal yükseklik açısı ölçümlerinde hatalar görülebilmekte, grafi pozisyonundaki farklılıklar sonucu etkileyebilmekte ve aynı adaya farklı sağlık kuruluşlarında farklı derece değerleri verilebilmektedir. İşte tam da bu nedenle düztabanlık nedeniyle olumsuz rapor alan pek çok aday, itiraz ve iptal davası süreçlerinde haklarını başarılı biçimde kullanabilmektedir.
Uzman Erbaş Adaylarında Düztabanlık Nasıl Değerlendirilir?
Uzman erbaş sağlık muayenesinde düztabanlık değerlendirmesi, öncelikle ortopedi uzmanının fizik muayenesiyle başlar ve ardından ayak yan grafisi çekilerek radyolojik ölçüme geçilir. TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin EK-C Hastalıklar Listesi Madde 66 hükmü, düztabanlığın derecelendirmesini kalkaneal yükseklik açısı üzerinden yapar. A diliminde yer alan düztabanlıklar ayakların yürüyüşü güçleştirmeyecek derecede şekil bozuklukları ve kalkaneal yükseklik açısı 10 ila 19 derece arasında olan durumları kapsar. B diliminde ise yürüyüşü bozan ve radyolojik olarak talus ile kalkaneus arasında ayrılma, talonaviküler eklemde açılanma, tarsal kemiklerde dejenerasyon gibi bulguların tamamının bir arada bulunduğu ve kalkaneal yükseklik açısının 10 derecenin altında olduğu flask veya spastik düztabanlık yer alır. D diliminde ise ayak ve bacak kaslarında atrofi ya da spazm ile birlikte olan, yürüyüşe tam engel flask ve spastik düztabanlık bulunmaktadır.
Uzman erbaş adayları için dikkat edilmesi gereken en önemli husus, EK-D çizelgesinde Madde 66 A dilimi fıkralarının uzman erbaş sütununda (-) işaretiyle yer almasıdır. Yani Hastalıklar Listesinde A dilimine giren hafif düztabanlıklar bile uzman erbaş adaylığında olumsuz karar verilmesine neden olabilir. Bu düzenleme, uzman erbaş alımında düztabanlık konusunda askeri öğrenci adaylarının belirli gruplarından bile daha kısıtlayıcı bir yaklaşım benimsenmesini ifade eder. Ne var ki sağlık kurullarının ölçüm pratiğinde kalkaneal yükseklik açısı değeri sınır vakalarda tartışmaya son derece açıktır. Bir hastanede 18 derece ölçülen bir açı başka bir hastanede 21 derece olarak ölçülebilmektedir. Grafinin çekim tekniği, ayağın pozisyonu ve ölçümü yapan radyoloğun yorumu sonucu doğrudan etkileyen değişkenlerdir. Bu nedenle düztabanlık tespit edilen adayların doğrudan pes etmek yerine, ölçümün doğruluğunu sorgulaması ve hukuki yollara başvurması pek çok durumda olumlu sonuç doğurabilmektedir.
Kalkaneal Yükseklik Açısında Hangi Dereceler Kabul Edilir?
Kalkaneal yükseklik açısı, ayağın yan grafisinde kalkaneusun alt yüzeyinden çizilen taban çizgisi ile kalkaneusun arka üst noktasından ön alt noktasına çizilen çizgi arasındaki açı olarak ölçülür. Normal popülasyonda bu açı genellikle 20 ila 30 derece arasında değişir. Madde 66 A dilimi bu açının 10 ila 19 derece arasında olduğu düztabanlıkları kapsar ve bu aralık yürüyüşü güçleştirmeyecek derecede hafif düztabanlığa karşılık gelir. Kalkaneal yükseklik açısı 20 derece ve üzerinde olan adaylar normal kabul edilir ve düztabanlık tanısı almaz. 10 derecenin altında kalan değerler ise B dilimine girer ve belirli radyolojik bulguların eşlik etmesi koşuluyla daha ağır bir değerlendirmeye tabi tutulur. B diliminin uygulanması için yalnızca açının düşük olması yetmez; talus ve kalkaneus arasında ayrılma, tarsal kemiklerde dejenerasyon gibi bulguların tümünün bir arada bulunması gerekir. Bu önemli ayrım, tek başına düşük bir kalkaneal açı değerinin otomatik olarak B dilimine yerleştirilmesini engelleyen bir güvence mekanizmasıdır.
Uygulamada kalkaneal yükseklik açısı ölçümünün güvenilirliği birçok faktöre bağlıdır ve bu durum adaylar lehine önemli bir fırsat penceresi oluşturur. Grafinin ayakta yük bindirilerek lateral pozisyonda çekilmesi gerekmektedir ve çekim tekniğindeki küçük farklılıklar bile açı değerini birkaç derece değiştirebilir. Özellikle sınır değerlerde, örneğin 18 ile 21 derece arasında ölçülen vakalarda, farklı sağlık kuruluşlarında yapılan ölçümlerde anlamlı farklar ortaya çıkabilmektedir. Sağlık kurulunun ölçtüğü değer ile bilirkişi olarak görevlendirilen üniversite hastanesinin veya Adli Tıp Kurumunun ölçtüğü değer arasında birkaç derecelik fark bile adayın dilim sınıflandırmasını ve dolayısıyla sonucunu tamamen değiştirebilir. Düztabanlık nedeniyle olumsuz rapor alan adayların iptal davası sürecinde bu ölçüm farklılıkları sıklıkla gündeme gelmekte ve mahkemeler bilirkişi raporlarındaki değerleri esas alarak idari işlemin iptaline karar verebilmektedir.
Düztabanlık Nedeniyle Olumsuz Rapor Alan Adaylar Hangi Haklara Sahiptir?
Düztabanlık tespiti nedeniyle olumsuz sağlık raporu alan uzman erbaş adayları, bu karara karşı yönetmelikte tanınan itiraz hakkına sahiptir. TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 81. maddesinin ikinci fıkrasına göre temin sürecinde bulunan adaylara verilen raporlara tebliğ tarihinden itibaren üç iş günü içinde itiraz edilebilir. Bu süre son derece kısa olduğundan, olumsuz rapor tebliğ edildiği anda itiraz prosedürünün derhal başlatılması gerekir. İtiraz halinde aday, ilk raporu düzenleyen hastaneden farklı bir sağlık kuruluşuna sevk edilir ve kontrol muayenesine alınır. İlk raporla kontrol muayenesi kararı arasında uyumsuzluk bulunması halinde üçüncü bir sağlık kuruluşuna sevk yapılarak hakem hastane mekanizması devreye girer. Bu üçüncü kuruluşun kararı önceki iki karardan hangisiyle uyumluysa ona göre işlem yapılır. Düztabanlık ölçümlerinde sağlık kuruluşları arasında farklı sonuçlar çıkması oldukça sık karşılaşılan bir durumdur ve bu durum hakem hastane sürecinde adayın lehine sonuçlanabilmektedir.
İtiraz sürecinin yanı sıra idari yargı yolu da adaylar için güçlü bir hak arama mekanizmasıdır. İdare mahkemesinde açılacak iptal davasında, sağlık kurulu raporunun yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenip düzenlenmediği, kalkaneal yükseklik açısı ölçümünün doğruluğu ve dilim sınıflandırmasının isabetliliği mahkeme tarafından denetlenir. Mahkeme bu denetimi yaparken Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesi gibi bağımsız bir kuruluştan bilirkişi raporu alır. Bilirkişi heyeti adayı yeniden muayene eder, yeni grafiler çeker ve kalkaneal yükseklik açısını bağımsız olarak ölçer. Bu süreçte ilk sağlık kurulunun ölçtüğünden farklı bir değer tespit edilmesi halinde mahkeme, bilirkişi raporunu esas alarak idari işlemin iptaline karar verebilir. Özellikle sınır vakalarda ve ölçüm tekniğine bağlı tartışmalı durumlarda, bilirkişi incelemesinin adayın lehine sonuçlanma oranı oldukça yüksektir.
Düztabanlık Raporuna İtiraz ve İptal Davası Süreci
Düztabanlık nedeniyle uzman erbaş adaylığından elenen kişilerin iptal davası açabilmesi için işlemin tebliğinden itibaren altmış günlük dava açma süresine dikkat etmesi gerekmektedir. Dava, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. Dava dilekçesinde sağlık kurulu raporundaki kalkaneal yükseklik açısı ölçümünün hatalı olduğu, grafinin uygun teknikle çekilmediği, fizik muayene bulgularıyla radyolojik bulguların çeliştiği veya B dilimi şartlarının tamamının bir arada aranmadığı gibi somut hukuki gerekçeler ileri sürülür. Madde 66 B diliminin uygulanabilmesi için yalnızca kalkaneal açının düşük olması yeterli değildir; yürüyüşün bozulması, talus ve kalkaneus arasında ayrılma, tarsal kemiklerde dejenerasyon gibi tüm bulguların bir arada bulunması yönetmelikte açıkça aranmaktadır. Bu koşullardan birinin bile eksik olması halinde B dilimi uygulaması hukuka aykırı hale gelir ve iptal davasında güçlü bir gerekçe oluşturur.
İptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması, uzman erbaş alım sürecinin belirli bir takvime bağlı olması nedeniyle büyük önem taşır. Yürütmenin durdurulması kararı alınması halinde, dava sonuçlanana kadar adayın alım sürecinden düşürülmesi işlemi askıya alınır ve aday süreçte kalmaya devam eder. Mahkeme bilirkişi raporu doğrultusunda adayın gerçek kalkaneal yükseklik açısının sağlık kurulunun tespit ettiğinden farklı olduğunu veya dilim sınıflandırmasının hatalı yapıldığını tespit ederse, idari işlemin iptaline karar vererek adayın sağlık muayenesinin yeniden yapılmasını sağlayabilir.