Makaleler

1 Ekim 2026 · Vatandaşlık Hukuku

Türkiye’de Oturma İzni Nasıl Alınır? Başvuru Türleri ve Şartları

Türkiye'de Oturma İzni Nasıl Alınır?

Türkiye’de vize veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden daha uzun kalmak isteyen yabancılar, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) kapsamında oturma (ikamet) izni almak zorundadır. İkamet izni başvurusu, Göç İdaresi Başkanlığı’nın e-ikamet sistemi üzerinden online olarak yapılır; bu elektronik başvuru ön başvuru niteliğindedir ve ardından belirlenen randevu tarihinde gerekli belgelerle birlikte bulunulan ilin İl Göç İdaresi Müdürlüğüne bizzat veya vekil aracılığıyla gidilmesi gerekir. Genel şartlar arasında talep edilen ikamet süresinden en az 60 gün daha geçerli bir pasaport veya pasaport yerine geçen belgeye sahip olmak, Türkiye’ye giriş yasağı bulunmamak, kalış süresince yeterli ve düzenli maddi imkana sahip olduğunu beyan etmek, geçerli sağlık sigortası yaptırmak ve varsa önceki vize ihlallerinden doğan borç ve cezaları ödemeyi kabul etmek yer almaktadır. Türk hukukunda altı tür ikamet izni bulunmaktadır: kısa dönem ikamet izni, aile ikamet izni, öğrenci ikamet izni, uzun dönem ikamet izni, insani ikamet izni ve insan ticareti mağduru ikamet izni.

Kısa dönem ikamet izni, turizm, ticari bağlantı, mülk sahipliği, eğitim veya kurs gibi nedenlerle Türkiye’de kalmak isteyenler için en yaygın başvurulan türdür. YUKK’un 32. maddesinde sayılan şartları sağlayan yabancılara her seferinde en fazla iki yıla kadar verilir. Türkiye’de taşınmaz sahibi olarak başvuranlar için konutun büyükşehirlerde tapu üzerinde en az 200.000 ABD doları değerinde olması ve “konut” vasfı taşıması şarttır. Aile ikamet izni, Türk vatandaşı veya ikamet izni sahibi bir yabancının eşine ve 18 yaş altı çocuklarına verilir; destekleyici eşin tüm aile bireylerini kapsayan sağlık sigortası yaptırması ve fert başına asgari ücretin üçte biri kadar gelire sahip olması aranır. Öğrenci ikamet izni, Türkiye’de yükseköğretim kurumlarında eğitim görecek yabancılara tanınır. Tüm başvurularda biyometrik fotoğraf, pasaportun yeminli tercümanla yapılmış Türkçe tercümesi ve noter onayı, harç ve kart ücreti dekontu ile başvuru amacına uygun destekleyici belgeler (kira sözleşmesi, öğrenci kabul belgesi, tapu senedi gibi) talep edilmektedir. Türkiye’ye giriş yapan yabancılar, giriş tarihinden itibaren en geç 20 iş günü içinde adres kayıt sistemine (MERNİS) kayıt yaptırmak zorundadır.

Kısa Dönem ve Uzun Dönem Oturma İzni Arasındaki Fark Nedir?

Kısa dönem ikamet izni, Türkiye’de belirli bir amaçla geçici süreliğine kalmak isteyen yabancılara verilen izin türüdür ve YUKK’un 31 ile 33. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Turizm, ticari faaliyetler, taşınmaz sahipliği, eğitim programlarına katılım, sağlık tedavisi ve Türk vatandaşlarıyla aile bağları gibi nedenlerle başvurulabilir. Her seferinde en fazla iki yıla kadar verilir ve süre dolduğunda aynı şartları taşımaya devam eden yabancılar uzatma başvurusunda bulunabilir. Kısa dönem ikamet izninin en belirgin özelliği, belirli bir amaca bağlı ve süre sınırlı olmasıdır; izin süresi boyunca yabancının Türkiye’de yasal olarak kalma hakkı bulunur ancak çalışma izni ayrıca alınmalıdır. Kısa dönem ikamet izni, yabancıya süresiz kalma veya doğrudan çalışma hakkı tanımaz; her uzatma döneminde şartların yeniden değerlendirilmesi yapılır.

Uzun dönem ikamet izni ise YUKK’un 42 ile 45. maddeleri arasında düzenlenmiş olup süresiz bir izin niteliği taşır. Bu izni alabilmek için yabancının Türkiye’de kesintisiz olarak en az 8 yıl ikamet etmiş olması gerekir. Bunun yanı sıra son 3 yıl içinde sosyal yardım almamış olmak, yeterli ve düzenli gelire sahip olduğunu belgelemek, geçerli sağlık sigortası bulundurmak ve kamu düzeni veya güvenliği açısından tehdit oluşturmamak şartları da aranmaktadır. Uzun dönem ikamet izni, sahibine Türk vatandaşlarının yararlandığı pek çok haktan faydalanma olanağı tanır; askerlik yükümlülüğü, seçme ve seçilme hakkı ile kamu görevlerine girme gibi münhasıran vatandaşlara tanınan haklar bu kapsam dışındadır. Bu izin türünün en önemli avantajı süresiz olması ve her birkaç yılda bir uzatma gerektirmemesidir. Ancak yabancının Türkiye dışında kesintisiz olarak bir yıldan fazla kalması, kamu düzeni veya güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturması ya da izni dolandırıcılık yoluyla elde ettiğinin tespiti gibi durumlarda uzun dönem ikamet izni iptal edilebilir. Kısa dönemden uzun döneme geçiş yapmak isteyen yabancılar, 8 yıllık kesintisiz ikamet süresini doldurup diğer şartları sağladıktan sonra İl Göç İdaresi Müdürlüğüne başvuruda bulunabilirler.

Çalışma İzni Başvurusu Nasıl Yapılır ve Şartları Nelerdir?

Türkiye’de yabancı uyruklu kişilerin yasal olarak çalışabilmesi için 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan çalışma izni alınması zorunludur. Çalışma izni aynı zamanda ikamet izni yerine de geçer; yani çalışma izni alan yabancının ayrıca oturma izni almasına gerek yoktur. Başvurular iki yolla yapılabilir: yabancı Türkiye dışındaysa vatandaşı olduğu veya yasal olarak bulunduğu ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği veya Başkonsolosluğuna çalışma vizesi başvurusu yapılır ve eş zamanlı olarak işveren Türkiye’den Bakanlığın e-İzin sistemi (ecalismaizni.csgb.gov.tr) üzerinden elektronik başvuruyu tamamlar. Yabancı halihazırda Türkiye’de geçerli ve en az 6 ay süreli bir ikamet iznine sahipse, başvuru doğrudan yurt içinden işveren aracılığıyla aynı elektronik sistem üzerinden yapılabilir. Bakanlık değerlendirmesi yaklaşık 30 gün sürer; onay sonrası yurt dışı başvurularında yabancıya çalışma vizesi verilerek Türkiye’ye giriş yapması sağlanır.

İşverenin çalışma izni alabilmesi için Bakanlığın belirlediği değerlendirme kriterlerini karşılaması gerekir. İşyerinde çalışma izni talep edilen her bir yabancı personel için en az 5 Türk vatandaşının SGK’lı olarak istihdam ediliyor olması (5 Türk çalışan şartı) temel kriterlerden biridir; ancak son 5 yılda öğrenci ikameti hariç en az 3 yıl yasal olarak Türkiye’de kalmış yabancılar için yapılan başvurularda bu kriter aranmamaktadır. Ayrıca işletmenin en az 100.000 TL ödenmiş sermayeye sahip olması veya son yıl brüt satış hasılatının belirli bir tutarın üzerinde bulunması ya da ihracat hacminin en az 150.000 ABD doları olması gibi mali yeterlilik kriterleri de aranmaktadır. Yabancı çalışandan ise geçerli pasaport, Türkiye’de yasal kalış hakkı (vize veya ikamet izni), pozisyona uygun mesleki yeterlilik veya diploma (gerektiğinde denklik belgesi), biyometrik fotoğraf ve işveren ile imzalanmış iş sözleşmesi talep edilmektedir. İşverenden ise ticaret sicil gazetesi, vergi levhası, son yıl bilanço ve gelir tablosu, SGK işyeri numarası ve bildirgeler, yetkili imza sirküleri ile pozisyona ilişkin iş sözleşmesi veya teklif belgesi istenmektedir. Çalışma izni sona erdiğinde buna bağlı ikamet hakkı da sona erer; yabancının Türkiye’de kalmaya devam edebilmesi için başka geçerli bir ikamet iznine sahip olması gerekir.

Mülteci ve Uluslararası Koruma Başvurusu Nasıl Yapılır?

Uluslararası koruma başvurusu, vatandaşı olduğu veya bulunduğu ülkede hayatı, özgürlüğü veya güvenliği ciddi risk altında olan kişilerin Türkiye’de sığınma talep etmek amacıyla yaptığı resmi başvurudur. Bu süreç, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) ve 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi ile 1967 New York Protokolü temelinde yürütülmektedir. Türk hukuku üç tür uluslararası koruma statüsü öngörmüştür: YUKK’un 61. maddesinde düzenlenen “mülteci” statüsü Avrupa ülkelerinden gelen ve Cenevre Sözleşmesi kriterlerine uyan kişilere tanınır. 62. maddede düzenlenen “şartlı mülteci” statüsü ise Avrupa dışından gelen ve benzer kriterleri taşıyan kişilere verilir; Türkiye coğrafi sınırlama uyguladığı için Avrupa dışından gelen başvurucular mülteci değil şartlı mülteci olarak değerlendirilir. 63. maddede düzenlenen “ikincil koruma” statüsü, mülteci veya şartlı mülteci tanımına girmeyen ancak menşe ülkesine gönderilmesi hâlinde ölüm cezasına, işkenceye veya silahlı çatışmadan kaynaklanan ciddi tehlikeye maruz kalacak kişilere tanınmaktadır.

Uluslararası koruma başvurusu, yabancı tarafından bizzat bulunulan ilin İl Göç İdaresi Müdürlüğüne yapılır; avukat veya yasal temsilci aracılığıyla başvuru yapılması mümkün değildir. Türkiye’ye sınır kapısından giriş sırasında sınır polisine de koruma talebi bildirilebilir; bu talep derhal valiliğe iletilir. Başvuru sırasında kimlik bilgileri alınır, parmak izi kaydı yapılır ve başvuru sahibine “Uluslararası Koruma Başvuru Sahibi Kimlik Belgesi” verilir. Pasaport veya kimlik belgesi (varsa), ülkesini terk etme gerekçelerini destekleyen belgeler (mahkeme kararları, tehdit mektupları, tıbbi raporlar gibi) ve kişisel beyanlar başvuruya eklenebilir; ancak belge yokluğu başvuru yapılmasına engel değildir. Başvurudan sonra bireysel mülakat aşamasına geçilir; mülakat, başvurunun en kritik aşamasıdır ve başvuru tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılması öngörülmüştür. Göç İdaresi Başkanlığı, mülakat ve dosya incelemesi sonucunda başvuruyu kabul veya reddeder. Red kararına karşı 30 gün içinde (hızlandırılmış değerlendirmelerde 15 gün, kabul edilemez başvurularda 15 gün) Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna itiraz hakkı bulunmaktadır. Başvuru süreci devam ederken yabancı kural olarak sınır dışı edilemez (YUKK m. 80). Başvuru sahibi veya şartlı mülteci, başvuru tarihinden 6 ay sonra çalışma izni almak için başvurabilir; ayrıca ilk ve ortaöğretim hizmetlerinden, sosyal yardımlardan ve sağlık hizmetlerinden yararlanma hakları da bulunmaktadır.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim.

Somut olayınıza ilişkin değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.

Ara WhatsApp