
Uzman erbaş adaylık sürecinde boy ve kilo değerlendirmesi, sağlık muayenesinden önce uygulanan fiziki değerlendirme aşamasında başlar ve TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği EK-A tablosunda belirlenen sınırlar çerçevesinde yürütülür. Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er alımlarında boy ve ağırlık sınırları ile ilgili değerlendirmelerin EK-A tablosuna göre yapılacağını açıkça düzenler. Bu tablo 17 ve Üzeri Yaş İçin Boy ve Ağırlık Sınırları Tablosu olarak adlandırılır ve kadın ile erkek adaylar için ayrı boy aralıkları ile her boy değerine karşılık gelen ağırlık alt ve üst sınırlarını içerir. Erkek adaylarda boy değerleri 162 santimetreden başlar ve her bir santimetre artışı için ağırlık alt ve üst sınırları ayrıca belirlenmiştir. Kadın adaylarda ise boy değerleri 149 santimetreden başlayarak düzenlenmiştir. Yönetmeliğin ek madde 2 hükmü uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak personel ve öğrenci adayları boy ve kilo yönünden EK-A tablosuna göre ilk fiziki değerlendirmeye tabi tutulabilir ve bu değerlendirmeyi geçemeyenler personel adayı olamaz. Bu düzenleme boy ve kilo ölçümünün sağlık kurulu muayenesinden önce bir ön eleme kriteri olarak uygulandığını gösterir.
Boy ve kilo sınırlarının belirlenmesinde komutanlıklara tanınan takdir yetkisi adaylar açısından önemli bir düzenleme alanıdır. Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası alımı yapacak komutanlıkların EK-A tablosunda belirtilen alt sınırların daha aşağısında veya üst sınırların daha yukarısında olmamak kaydıyla adaylarda arayacakları boy ve ağırlık alt ve üst sınırlarını kendilerinin tespit edebileceğini düzenler. Sözleşmeli erbaş ve er adaylarında ise ağırlık üst sınırının EK-A tablosundaki üst sınırdan 10 kilogram fazla olabileceği hükmü ayrıca belirtilmiştir. Bu hükümler iki önemli sonuç doğurur. İlk olarak her alım döneminde yayımlanan broşürdeki boy ve kilo sınırları EK-A tablosuyla birebir aynı olmayabilir ve komutanlıklar EK-A çerçevesinde kalmak koşuluyla kendi sınırlarını daraltabilir. İkinci olarak adayın elenmesine dayanak oluşturan sınır değerlerin broşürde yayımlanmış olması gerekir ve yayımlanmamış bir kriterin uygulanması hukuki açıdan tartışmalı bir karar oluşturur. Adayların başvurduğu alım dönemine ait broşürü dikkatle incelemesi ve burada belirtilen boy kilo sınırlarını EK-A tablosuyla karşılaştırması, haklarını korumaları açısından ilk adımdır.
Beden Kitle İndeksi Nasıl Hesaplanır? Sınır Değerler Nedir?
EK-A tablosundaki ağırlık alt ve üst sınırlarının hesaplanmasında vücut kitle indeksinin alt sınırı 19 kg/m2, üst sınırı 26 kg/m2 olarak esas alınmıştır. Beden kitle indeksi kilogram cinsinden vücut ağırlığının metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle hesaplanır. Bu formüle göre 175 santimetre boyunda bir erkek adayın ağırlık alt sınırı yaklaşık 58 kilogram, üst sınırı ise yaklaşık 80 kilogram olarak belirlenir. EK-A tablosunda her boy değeri için hesaplanmış olan bu alt ve üst sınırlar, adayın ölçüm anındaki ağırlığının kabul edilebilir aralıkta olup olmadığını doğrudan gösterir. 19 kg/m2 değerinin altında kalan adaylar zayıflık, 26 kg/m2 değerinin üzerinde kalan adaylar ise fazla kiloluluk gerekçesiyle olumsuz değerlendirilir. Bu sınır değerler Dünya Sağlık Örgütünün genel popülasyon için belirlediği beden kitle indeksi aralıklarından farklıdır ve askeri personel adayları için daha dar bir kabul aralığı öngörülmüştür.
EK-C Hastalıklar Listesinin 32 nci maddesi düşük kilolu bireyleri dilim ayrımıyla sınıflandırır. A diliminin birinci fıkrası yirmi yaşına girdiği halde ağırlığı Boya Göre Standart Ağırlık Çizelgesindeki alt sınırdan 10 kilogram ve daha az eksik olanları kapsar. B diliminin birinci fıkrası alt sınırdan 11 ila 20 kilogram eksik olanları, D diliminin ikinci fıkrası ise alt sınırdan 21 kilogram ve daha fazla eksik olanları düzenler. Boy kısalığı açısından D diliminin üçüncü fıkrası yirmi yaşını bitirdiği halde boyun 150 santimetre veya daha kısa olmasını, B diliminin ikinci fıkrası ise kemik yaşı ondokuz ve üzerinde olanlarda boyun 152 santimetre veya daha kısa olmasını düzenler. Madde 33 ise fazla kilolu bireyleri sınıflandırır ve A diliminin birinci fıkrası üst sınırdan 30 kilograma kadar fazla olanları, B diliminin birinci fıkrası 31 ila 40 kilogram fazla olanları, D diliminin birinci fıkrası ise 41 kilogram veya daha fazla olanları kapsar. Ancak uzman erbaş adayları için EK-D Personel Adayları Değerlendirme Çizelgesinde Madde 32 karşısında EK-A tablosuna göre işlem yapılacağı notu yer almaktadır ve bu düzenleme boy kilo değerlendirmesinin Hastalıklar Listesi dilim ayrımından bağımsız olarak doğrudan EK-A tablosu üzerinden yürütüleceğini gösterir. EK-A tablosundaki 19 ile 26 kg/m2 aralığı uzman erbaş adayları için uygulanacak temel sınır değerlerdir ve adayın bu aralığın dışında kalması durumunda olumsuz rapor düzenlenmesine gerekçe oluşturur.
Boy veya Kilo Ölçümündeki Hatalara Nasıl İtiraz Edilir?
Boy ve kilo ölçümü fiziksel bir ölçüm işlemidir ve ölçüm koşullarının standart olmaması, kullanılan cihazların kalibrasyonunun yetersiz olması veya ölçüm tekniğindeki farklılıklar sonuçları doğrudan etkileyebilir. Boy ölçümünde sabah saatlerinde yapılan ölçüm ile akşam saatlerinde yapılan ölçüm arasında bir ila iki santimetrelik fark oluşabilir ve bu fark intervertebral disklerin gün içindeki kompresyonundan kaynaklanır. Ağırlık ölçümünde ise tartının kalibrasyonu, adayın üzerindeki kıyafetlerin ağırlığı, ölçüm öncesi beslenme ve hidrasyon durumu sonucu etkileyebilecek değişkenlerdir. Sınır değerlere yakın olan adaylar için bir kilogramlık fark dahi sonucu değiştirebilir ve bu nedenle ölçüm koşullarının standartlara uygunluğu kritik önem taşır. Adayların ölçüm öncesinde kendi boy ve kilo değerlerini güvenilir sağlık kuruluşlarında kontrol ettirmesi ve sonuçları belgelendirmesi, olası bir ölçüm hatası durumunda ellerinde karşılaştırma verisi bulunması açısından önemli bir hazırlık adımıdır.
Ölçüm sonucuna itiraz hakkı yönetmeliğin 81 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında düzenlenmiştir ve rapor sonucunun tebliğinden itibaren üç iş günü içinde kullanılması gerekir. İtiraz üzerine aday farklı bir sağlık kuruluna sevk edilir ve bu kurulda boy ve kilo ölçümü yeniden yapılır. İki ölçüm arasında farklılık bulunması halinde hakem hastane aşamasına geçilir ve hakem hastanede yapılan ölçüm kesin sonuç olarak kabul edilir. Boy ölçümünde elde edilen sonucun adayın daha önce belgelendirilmiş boy değerinden anlamlı ölçüde farklı olması, ölçüm hatasını düşündüren önemli bir bulgudur. Kilo ölçümünde ise adayın sınır değere çok yakın bir noktada olması halinde ölçüm koşullarının sonucu etkileyip etkilemediği sorgulanabilir. Adayların itiraz sürecinde daha önceki dönemlere ait sağlık kayıtlarından elde edilen boy ölçüm sonuçlarını, güncel olarak tam teşekküllü hastanelerde yaptırdıkları boy ve kilo ölçüm belgelerini ve gerektiğinde kemik yaşı değerlendirmesini içeren radyolojik tetkik sonuçlarını sunması, ikinci sağlık kurulunun değerlendirmesinde belirleyici kanıtlar olarak işlev görür. Sınır değerlerde bulunan adayların ölçüm öncesi beslenme ve hidrasyon durumlarına dikkat etmesi, uygun kıyafetle ölçüme girmesi ve ölçümün sabah saatlerinde yapılmasını talep etmesi, doğru sonuç elde edilmesi açısından pratik öneme sahip hususlardır.
Boy Kilo Şartlarını Karşılayamayan Adayların Hakları
EK-A tablosundaki boy ve ağırlık sınırları kesin rakamsal değerler olarak belirlenmiş olmakla birlikte bu değerlerin uygulanmasında adayların bilmesi gereken önemli düzenlemeler bulunmaktadır. EK-A açıklama hükümlerinin birinci bendi 19 yaş ve üzeri kadınlar hakkında tablonun ilk dört satırının, 19 yaş ve üzeri erkekler hakkında tablonun ilk iki satırının uygulanmayacağını düzenler. Bu hüküm yaş grubuna göre boy alt sınırının farklılaştığını gösterir ve yaşa uygun olmayan satırın uygulanması hukuki açıdan hatalı bir işlem oluşturur. Benzer şekilde ikinci bent 19 yaşından küçük kadınlar hakkında tablonun kırk ikinci satıra kadar olan bölümünün, 19 yaşından küçük erkekler hakkında tablonun yirmi dokuzuncu satıra kadar olan bölümünün uygulanacağını belirler. Adayın yaşına uygun tablo aralığının doğru belirlenmesi, değerlendirmenin hukuki geçerliliğini doğrudan etkileyen bir koşuldur.
Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan komutanlıkların boy ve ağırlık sınırlarını kendilerinin tespit edebileceği hükmü, alım broşüründe yayımlanan değerlerin EK-A tablosundaki sınırlarla uyumlu olup olmadığının denetlenmesini gerektiren bir düzenlemedir. Komutanlıklar EK-A tablosundaki alt sınırların daha aşağısında veya üst sınırların daha yukarısında sınır belirleyemez ve broşürde yayımlanan sınırların bu çerçeveye uygunluğu adaylar tarafından kontrol edilebilir. Broşürde yayımlanmamış bir kriter uygulanarak adayın elenmesi veya EK-A tablosundaki sınırlarla çelişen bir değer kullanılması durumunda işlem hukuka aykırılık taşır. Sınır değerlerde bulunan adaylar açısından bir diğer önemli husus, ölçüm anındaki geçici faktörlerin sonucu etkileyebileceğidir. Kilo sınırının bir ila iki kilogram üzerinde veya altında olan adaylarda ölçüm tekrarı farklı bir sonuç üretebilir ve bu durum itiraz hakkının etkin kullanılmasının önemini artırır. Adayların itiraz dilekçelerinde EK-A tablosundaki sınır değerleri, broşürde yayımlanan değerleri ve kendi ölçüm sonuçlarını karşılaştırmalı olarak sunması, değerlendirmenin şeffaflığını sağlayan etkili bir yaklaşımdır.
Boy Kilo Nedeniyle Verilen Olumsuz Rapora İtiraz ve İptal Davası Süreci
İdari itiraz yollarının tükenmesinin ardından boy veya kilo ölçümü nedeniyle uzman erbaş adaylığından elenen adaylar, idare mahkemesinde iptal davası açma hakkına sahiptir. Boy kilo uyuşmazlıklarında dava konusu genellikle ölçüm sonuçlarının doğruluğu, uygulanan sınır değerlerin yönetmelik hükümlerine uygunluğu ve değerlendirme sürecinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği üzerinde yoğunlaşır. İdare mahkemesi değerlendirmesinde bilirkişi heyeti görevlendirilir ve bilirkişi adayın boy ve kilosunu yeniden ölçerek EK-A tablosundaki sınır değerlerle karşılaştırır. Bilirkişi incelemesinde adayın ölçüm tarihindeki değerleri ile bilirkişi ölçüm tarihindeki değerleri arasındaki fark, ölçüm hatasının varlığını veya yokluğunu ortaya koyan birincil kanıttır. Sağlık kurulunun uyguladığı sınır değerlerin EK-A tablosuyla veya broşürle uyumsuz olması, kararın hukuka aykırılığını gösteren doğrudan bir iptal nedeni oluşturur. Boy ölçümünde elde edilen sonucun adayın daha önceki sağlık kayıtlarındaki boy değerlerinden belirgin şekilde farklı olması da ölçüm koşullarının sorgulanmasını gerektiren güçlü bir veri olarak değerlendirilir.
Boy kilo nedeniyle açılan iptal davalarında hukuki argümanın güçlü olduğu alanlardan biri ölçüm standartlarının ve koşullarının denetlenmesidir. Ölçümün hangi koşullarda yapıldığı, kullanılan cihazların kalibrasyon durumu, ölçüm tekniğinin standartlara uygunluğu ve adayın ölçüm anındaki koşulları, bilirkişi incelemesinde değerlendirilen unsurlar arasındadır. Sınır değere çok yakın olan adaylarda bir santimetrelik boy farkı veya bir kilogramlık ağırlık farkı sonucu doğrudan değiştirebilir ve bu hassasiyet ölçüm güvenilirliğini kritik bir dava unsuru haline getirir. EK-A açıklama hükümlerinde yer alan yaş grubuna göre tablo uygulama kurallarının yanlış uygulanması da iptal gerekçesi olarak ileri sürülebilecek önemli bir hukuki argümandır. Bilirkişi raporunda adayın boy ve kilo değerlerinin EK-A tablosundaki kabul aralığında olduğunun tespiti, sağlık kurulu kararının iptalini gerektiren somut bir bulgu niteliği taşır.