
Göz numarası, uzman erbaş olmak isteyen adayların sağlık muayenesinde en çok merak ettiği ve araştırdığı konuların başında gelmektedir. Miyopi, hipermetropi veya astigmatizma gibi kırma kusurları olan adaylar, başvuru sürecine girip girmeyeceklerini belirlemek için TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğindeki diyoptri sınırlarını doğru biçimde bilmek ister. Uzman erbaş adaylarının göz muayenesi, yönetmeliğin Madde 23 hükümlerine göre yapılır ve bu maddede belirlenen diyoptri sınırları, askeri öğrenci adaylarına kıyasla önemli ölçüde daha geniş tutulmuştur. Gözlük veya lens kullanarak görmeleri tam olan pek çok aday, kırma kusuru sınırları dahilinde kaldığı sürece uzman erbaş olmaya hak kazanabilmektedir. Kırma kusuru sınırının üzerinde kalan adaylar için ise lazer göz ameliyatı sonrası yeniden başvuru imkanı da dahil olmak üzere çeşitli yollar bulunmaktadır.
Göz numarası değerlendirmesinde adayların bilmesi gereken en önemli husus, sınırların net ve ölçülebilir kriterlerle belirlenmiş olmasıdır. Hastalıklar Listesinin 7. maddesi kırma kusurlarını detaylı biçimde dilimlendirirken, EK-D Personel Adaylarının Hastalıklara Göre Değerlendirme Çizelgesi uzman erbaş adayları için doğrudan Madde 23 hükümlerine atıfta bulunur. Bu yapı, uzman erbaş adaylarındaki göz numarası değerlendirmesinin genel hastalıklar listesindeki geniş diyoptri aralıklarından bağımsız olarak, kendine özgü ve daha avantajlı sınırlarla yapılmasını sağlar. Dolayısıyla göz numarası olan her adayın otomatik olarak eleneceğini düşünmek doğru değildir. Aksine yönetmelik, belirli sınırlar dahilindeki kırma kusurlarını uzman erbaşlık için kabul edilebilir görmekte ve düzeltmeyle tam görme sağlanmasını yeterli saymaktadır.
Uzman Erbaş Adaylarında Göz Diyoptri Sınırları Nelerdir?
TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 23. maddesinin üçüncü fıkrasında uzman erbaş adaylarının göz diyoptri sınırları açıkça belirlenmiştir. Bu hükme göre düzeltmeyle her iki gözde görmeler ayrı ayrı tam olmak şartıyla 3 diyoptriye kadar miyopi ve hipermetropi kabul edilmektedir. Burada 3 diyoptri sınırına 3 dahildir, yani tam olarak 3.00 diyoptri miyopi veya hipermetropisi olan bir aday bu sınırın içinde kalır. Astigmatizma konusunda ise 90 derecelik iki eksen arasındaki kırılma kusuru farkının 1 diyoptriyi geçmemesi koşulu aranır. Bu sınırlar, uzman erbaş adaylarının göz numarası değerlendirmesinde temel referans noktasıdır ve sınırlar dahilinde kalan adaylar hakkında olumlu karar verilir. Ayrıca adaylarda diskromatopsi yani renk körlüğü bulunmaması da aranan temel koşullar arasındadır.
Diyoptri sınırlarının pratikte nasıl uygulandığını anlamak adaylar açısından büyük önem taşır. Örneğin bir gözünde 2.75 diyoptri miyopisi ve diğer gözünde 1.50 diyoptri miyopisi olan bir aday, her iki gözde de 3 diyoptri sınırının altında kaldığından ve gözlükle görmeleri tam olduğundan uzman erbaş adaylığı için uygun kabul edilir. Benzer şekilde 2.00 diyoptri hipermetropisi olan bir aday da sınır dahilindedir. Ancak bir gözünde 3.25 diyoptri miyopisi bulunan aday bu sınırı aştığından olumsuz değerlendirmeyle karşılaşabilir. Astigmatizmada ise iki eksen arasındaki farkın 1 diyoptriyi geçmemesi ölçüt olarak alındığından, örneğin bir eksende 1.00 diyoptri diğer eksende 2.00 diyoptri ölçülen yani aralarında 1 diyoptrilik fark bulunan bir astigmatizma kabul edilebilir sınırdadır. Tüm bu hesaplamalarda sikloplejik refraksiyon ölçümü esas alınır ve adayın gözlük ya da lensle düzeltilmiş görmesinin her iki gözde ayrı ayrı tam olması zorunludur.
Askeri Öğrenci ile Uzman Erbaş Arasındaki Göz Numarası Farkı Nedir?
Uzman erbaş adayları ile askeri öğrenci adayları arasındaki göz numarası sınırı farkı, uzman erbaş adayları lehine belirgin biçimde geniş tutulmuştur. Askeri öğrenci adaylarında düzeltmeyle her iki gözde görmeler tam olmak şartıyla yalnızca 1 diyoptriye kadar miyopi ve hipermetropi kabul edilir. Uzman erbaş adaylarında ise bu sınır 3 diyoptriye çıkmaktadır. Bu üç kat fark, uzman erbaş alımlarında göz numarası konusunda çok daha esnek bir yaklaşım benimsendiğini gösterir. TSK adına eğitim gören fakülte öğrenci adaylarında sınır yine 3 diyoptriye kadar miyopi ve hipermetropidir ancak bu grupta astigmatizma toleransı da 3 diyoptriye kadar genişletilmiştir. Uzman erbaş adaylarında astigmatizma farkı 1 diyoptriyle sınırlı tutulduğundan, astigmatizma konusunda fakülte öğrenci adaylarına kıyasla daha dar bir aralık söz konusudur.
Bu karşılaştırma, uzman erbaş adaylarının göz numarası açısından askeri öğrenci adaylarından çok daha avantajlı bir konumda olduğunu açıkça ortaya koyar. Harp okullarına veya astsubay meslek yüksek okullarına başvuran ve 1 diyoptri sınırını aştığı için kabul edilemeyen bir aday, aynı göz numarasıyla uzman erbaş alımına rahatlıkla başvurabilir ve sağlık muayenesinden olumlu sonuç alabilir. Örneğin 2.50 diyoptri miyopisi bulunan bir aday askeri öğrenci olarak kabul edilmezken, uzman erbaş adaylığında herhangi bir sorun yaşamaz. Bu fark, uzman erbaş statüsünün personel statüsünde değerlendirilmesinden ve göreve yönelik sağlık kriterlerinin öğrenci adaylarından farklı belirlenmesinden kaynaklanmaktadır. Gözlük veya lens kullanarak görevini eksiksiz yerine getirebilecek adayların kırma kusurları, belirli sınırlar dahilinde görev yapabilirliği engellemediği kabul edilmektedir.
Lazer Göz Ameliyatı Uzman Erbaşlığa Engel Oluşturur mu?
Lazer göz ameliyatı uzman erbaş adaylığına engel oluşturmaz ve hatta diyoptri sınırını aşan adaylar için oldukça etkili bir çözüm yolu sunar. Hastalıklar Listesinin 6. maddesinin A dilimi dördüncü fıkrası, keratorefraktif ameliyat geçirmiş ve görmesi düzeltmeyle A dilimi kadar olan kişileri açıkça A diliminde değerlendirir. PRK, LASEK, LASIK ve iLASIK gibi günümüzde yaygın olarak uygulanan lazer yöntemlerinin tamamı bu kapsamdadır. EK-D çizelgesinde Madde 6 A dördüncü fıkrası uzman erbaş sütununda ayrıca listelenmediğinden, çizelgenin AÇIKLAMA hükmü gereğince bu durum (+) yani kabul edilir olarak değerlendirilir. Dolayısıyla lazer göz ameliyatı geçirmiş, ameliyat sonrası görmeleri her iki gözde ayrı ayrı tam olan ve komplikasyon gelişmemiş adaylar uzman erbaş alımında olumlu karar alabilmektedir.
Lazer ameliyatı planlayan adayların dikkat etmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Ameliyat sonrası yeterli bir iyileşme süresinin geçmiş olması ve kontrol muayenelerinde herhangi bir komplikasyon tespit edilmemiş olması gerekmektedir. Yönetmeliğin farklı bölümlerinde denizaltıcı ve dalgıç personel için keratorefraktif cerrahi sonrası altı aylık takip süresi öngörülmektedir ve uzman erbaş adaylarında da ameliyat ile sağlık muayenesi arasında makul bir süre bırakılması yerinde olur. Ameliyat öncesinde diyoptri değeri 3 sınırını aşan bir aday, başarılı bir lazer ameliyatı sonrasında kırma kusuru giderilmiş ve görmeleri tam hale gelmiş olarak sağlık muayenesine girebilir. Bu durumda sağlık kurulu, adayın ameliyat öncesi diyoptri değerini değil ameliyat sonrası mevcut durumunu esas alır. Lazer ameliyatı geçirmiş olma durumu tek başına olumsuz bir değerlendirme kriteri olmadığından, göz numarası nedeniyle endişe yaşayan adaylar için ameliyat güvenilir ve yönetmelik tarafından tanınan bir seçenektir.
Göz Numarası Nedeniyle Olumsuz Rapor Alan Adayların Hakları
Göz numarası nedeniyle olumsuz sağlık raporu alan uzman erbaş adayları, bu karara karşı yönetmelikte düzenlenen itiraz haklarını kullanabilir. TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 81. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temin sürecinde bulunan adaylara verilen raporlara tebliğ tarihinden itibaren üç iş günü içinde itiraz edilebilir. İtiraz halinde aday farklı bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek kontrol muayenesine alınır. Göz muayenesinde refraksiyon ölçümü otomatik refraktometre ve sikloplejik muayene ile yapılmaktadır ve bu ölçümlerde sağlık kuruluşları arasında küçük farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle diyoptri değeri sınıra çok yakın olan adaylarda, bir hastanede 3.25 diyoptri ölçülen değer başka bir hastanede 2.75 veya 3.00 olarak belirlenebilmektedir. Bu tür sınır vakalarda itiraz mekanizması adaylar için hayati bir fırsat penceresi oluşturur.
İtiraz süresinin yalnızca üç iş günü ile sınırlı olması, olumsuz rapor tebliğ edildiği anda adayın derhal harekete geçmesini zorunlu kılar. Hafta sonu ve resmi tatiller bu süreye dahil edilmez ancak iş günleri hızla geçmektedir. İtiraz hakkını kullanan adaylar hakem hastane mekanizması kapsamında farklı bir sağlık kuruluşunda yeniden muayene edilir ve iki kuruluşun kararları arasında uyumsuzluk bulunması halinde üçüncü bir sağlık kuruluşunun değerlendirmesi belirleyici olur. Göz ölçümlerindeki hassas değerler göz önüne alındığında, sınır vakalarda hakem hastane sürecinin adayın lehine sonuçlanma ihtimali göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Bunun yanı sıra itiraz sürecinden de olumsuz sonuç alan adayların idari yargı yolu her zaman açıktır ve mahkeme sürecinde bağımsız bilirkişi incelemesiyle refraksiyon değerleri yeniden ölçülebilmektedir.
Göz Diyoptrisi Nedeniyle Verilen Olumsuz Rapora İtiraz ve İptal Davası Süreci
Göz numarası nedeniyle uzman erbaş adaylığından elenen kişiler, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Dava dilekçesinde sağlık kurulunun yaptığı refraksiyon ölçümünün hatalı olduğu, sikloplejik muayenenin usulüne uygun yapılmadığı, ölçüm cihazının kalibrasyonunda sorun bulunabileceği veya sınır değerlerde adayın aleyhine yorum yapıldığı gibi somut hukuki gerekçeler ileri sürülebilir. Özellikle diyoptri değeri 3.00 sınırına çok yakın olan vakalarda, farklı cihazlarla ve farklı koşullarda yapılan ölçümlerin birbirinden sapma göstermesi tıbbi açıdan beklenen bir durumdur. Mahkeme, dosyayı Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesine göndererek adayın refraksiyon değerlerinin bağımsız bilirkişi tarafından yeniden ölçülmesini sağlar ve bilirkişi raporundaki değerler sağlık kurulunun tespitinden farklı çıkması halinde idari işlemin iptaline hükmedebilir.
İptal davasıyla eş zamanlı olarak yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması, uzman erbaş alım sürecinin belirli bir takvime bağlı olması sebebiyle kritik öneme sahiptir. Yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde adayın alım sürecindeki konumu korunur ve dava sonuçlanana kadar eleme işlemi askıya alınır. Göz numarası sınırına yakın vakalarda bilirkişi incelemesinin adayın lehine sonuçlanma oranı dikkate değer düzeydedir çünkü refraksiyon ölçümlerindeki teknik değişkenlik tıp literatüründe de kabul edilen bir olgudur.