Şirketler Hukuku Avukatı
Şirketler hukuku, ticaret şirketlerinin kuruluşundan tasfiyesine kadar tüm süreçleri düzenler.
Şirketler hukuku, ticaret şirketlerinin kuruluşunu, yönetimini, ortaklık ilişkilerini, sermaye yapısını ve sona erme süreçlerini düzenleyen hukuk dalıdır. Türkiye’de şirketler hukukunun temelini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu oluşturur. Bunun yanında Türk Borçlar Kanunu, Ticaret Sicili Yönetmeliği ve şirketlerin faaliyet alanlarına göre ilgili özel mevzuat hükümleri de uygulanır. Şirket kuruluş işlemleri, ana sözleşmelerin hazırlanması, ortakların hak ve yükümlülükleri, genel kurul kararları, pay devirleri, şirket birleşmeleri ve tasfiye işlemleri şirketler hukukunun başlıca konuları arasında yer alır.
Şirketlerin hukuki yapısının doğru oluşturulması, ortaklar arasındaki ilişkilerin açık biçimde düzenlenmesi ve yönetim süreçlerinin mevzuata uygun yürütülmesi, ticari faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından önem taşır. Şirket ortakları arasında anlaşmazlık yaşanması, yönetim kararlarının hukuka aykırı olması veya sermaye yapısında değişiklik yapılması çeşitli hukuki süreçleri gündeme getirebilir. Bu süreçlerde şirket türüne göre uygulanacak hükümlerin belirlenmesi, gerekli kararların usulüne uygun alınması ve ticaret sicili işlemlerinin tamamlanması gerekir. Şirketler hukuku kapsamında sunulan hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetleri, şirketlerin ve ortakların hukuki haklarının korunmasını ve uyuşmazlıkların mevzuata uygun biçimde çözümlenmesini amaçlar.
Şirketler Hukuku Nedir ve Hangi Konuları Kapsar?
Şirketler hukuku, ticaret şirketlerinin kuruluşundan sona ermesine kadar geçen süreçte ortaya çıkan hukuki ilişkileri düzenleyen kurallar bütünüdür. Türk Ticaret Kanunu kapsamında kolektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketler ticaret şirketleri arasında sayılır. Kooperatiflere ilişkin özel düzenlemeler de bulunmaktadır. Şirketler hukukunun temel konuları arasında şirketlerin kuruluş şartları, tüzel kişilik kazanmaları, organlarının yetkileri, ortakların hakları, sermaye işlemleri ve şirketlerin yeniden yapılandırılması yer alır. Şirketlerin hukuki yapısı ve işleyişi, tercih edilen şirket türüne göre farklı hükümlere tabidir.
Şirketler hukukunun uygulama alanı yalnızca şirketlerin kuruluş işlemleriyle sınırlı değildir. Şirket ortakları arasındaki anlaşmazlıklar, yönetim organlarının kararları, pay sahiplerinin bilgi alma hakları, ortaklıktan çıkma veya çıkarılma talepleri ve şirketin sona ermesine ilişkin işlemler de bu kapsamda değerlendirilir. Ayrıca şirketin diğer şirketlerle birleşmesi, bölünmesi veya tür değiştirmesi gibi yapısal dönüşümler belirli hukuki prosedürlerin uygulanmasını gerektirir. Bu süreçlerde şirket sözleşmesi, ticaret sicili kayıtları, genel kurul kararları ve ilgili mevzuat birlikte incelenerek tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenir.
Şirket Kuruluşu ve Ana Sözleşmenin Hazırlanması
Şirket kuruluşu, ticari faaliyetin yürütüleceği hukuki yapının belirlenmesiyle başlayan ve ilgili tescil işlemlerinin tamamlanmasıyla sonuçlanan bir süreçtir. Kuruluş aşamasında şirket türünün seçilmesi, faaliyet konusunun belirlenmesi, sermaye tutarının kararlaştırılması ve yönetim yapısının oluşturulması gerekir. Anonim ve limited şirketler, tek ortakla kurulabilen ve ortakların sorumluluklarının belirli esaslara bağlandığı sermaye şirketleridir. Bu şirketlerin kuruluşunda esas sözleşmenin veya şirket sözleşmesinin kanuni şartlara uygun hazırlanması, gerekli imza ve onay işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve ticaret siciline tescil başvurusunun yapılması önemlidir. Şirketler, kural olarak ticaret siciline tescil edilmekle tüzel kişilik kazanır.
Şirket ana sözleşmesi, şirketin faaliyetlerini ve ortaklık ilişkilerini düzenleyen temel hukuki belgedir. Sözleşmede şirketin ticaret unvanı, merkezi, işletme konusu, sermayesi, pay yapısı ve yönetimine ilişkin zorunlu unsurların bulunması gerekir. Şirket türünün izin verdiği ölçüde pay devri sınırlamaları, ortakların ek yükümlülükleri, karar alma süreçleri ve yönetim yetkilerine ilişkin düzenlemelere de yer verilebilir. Ana sözleşmede yer alan hükümlerin açık ve kanuna uygun biçimde hazırlanması, ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek ortaklık uyuşmazlıklarının azaltılması açısından önem taşır. Kuruluş aşamasında yapılacak hukuki değerlendirmeler, şirketin faaliyet alanına ve ortaklık yapısına uygun bir yönetim düzeninin oluşturulmasına katkı sağlar.
Anonim ve Limited Şirketlerin Hukuki Yapısı
Anonim şirketler, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı kural olarak yalnızca kendi malvarlığıyla sorumlu bulunan sermaye şirketleridir. Pay sahipleri, taahhüt ettikleri sermaye payları nedeniyle şirkete karşı sorumludur. Anonim şirketlerin zorunlu organları genel kurul ve yönetim kuruludur. Genel kurul, kanunda ve esas sözleşmede kendisine bırakılan konularda karar alırken yönetim kurulu şirketin yönetim ve temsilinden sorumludur. Anonim şirketler tek pay sahibiyle kurulabilir ve pay sahiplerinin sayısının sonradan değişmesi şirketin tüzel kişiliğini ortadan kaldırmaz. Sermaye yapısı, pay sahipliği ilişkileri ve yönetim organlarının yetkileri Türk Ticaret Kanunu’nda ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
Limited şirketler ise bir veya daha fazla gerçek ya da tüzel kişi tarafından kurulabilen ve sermayesi esas sermaye paylarından oluşan şirketlerdir. Limited şirketlerde ortak sayısı elliyi aşamaz. Şirketin yönetimi ve temsili müdür veya müdürler tarafından yürütülür. Ortaklar, kural olarak şirket borçlarından sorumlu olmayıp taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme veya yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Bununla birlikte limited şirket ortaklarının kamu borçlarından kaynaklanan sorumluluğu özel kanun hükümlerine göre farklılık gösterebilir. Anonim ve limited şirketler arasındaki hukuki farklılıklar, özellikle pay devri, yönetim yapısı, ortakların sorumlulukları ve karar alma süreçlerinde önem kazanır.
Şirketlerde Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Kararları
Genel kurul, anonim ve limited şirketlerde ortakların veya pay sahiplerinin belirli konularda karar aldığı temel şirket organıdır. Genel kurulun yetkileri şirket türüne göre farklılık göstermekle birlikte esas sözleşme değişiklikleri, sermaye işlemleri, kâr dağıtımı ve kanunda belirtilen diğer önemli konular genel kurul kararlarına konu olabilir. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun seçilmesi ve ibra edilmesi de genel kurulun yetkileri arasındadır. Genel kurul toplantılarının kanuni çağrı usullerine uygun yapılması, gündemin belirlenmesi ve gerekli toplantı veya karar nisaplarının sağlanması önem taşır. Kanuna veya şirket sözleşmesine aykırı biçimde alınan kararlar, koşullarına göre iptal veya butlan gibi hukuki yaptırımlarla karşılaşabilir.
Yönetim kurulu, anonim şirketlerin yönetim ve temsil organıdır. Şirketin faaliyetlerinin yürütülmesi, yönetim organizasyonunun oluşturulması ve kanunda belirtilen devredilemez görevlerin yerine getirilmesi yönetim kurulunun sorumluluğundadır. Limited şirketlerde ise yönetim ve temsil yetkisi müdür veya müdürler tarafından kullanılır. Yönetim organlarının yetkilerini kanuna ve şirket sözleşmesine uygun biçimde kullanması gerekir. Yetkinin kötüye kullanılması, yönetim yükümlülüklerinin ihlal edilmesi veya şirketin zarara uğratılması durumunda yöneticilerin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu nedenle şirket kararlarının alınması, kayıt altına alınması ve uygulanması aşamalarında hukuki şartların dikkate alınması gerekir.
Şirket Ortaklarının Hakları ve Yükümlülükleri
Şirket ortaklarının hakları, sahip oldukları payların niteliğine ve şirket türüne göre belirlenir. Anonim şirketlerde pay sahipleri, kanuni şartlar çerçevesinde genel kurula katılma, oy kullanma, bilgi alma, inceleme ve kâr payı talep etme gibi haklara sahiptir. Limited şirketlerde de ortakların genel kurula katılma, oy kullanma, bilgi alma ve şirket faaliyetlerini denetlemeye ilişkin hakları bulunmaktadır. Bu hakların kullanılması sırasında Türk Ticaret Kanunu ve şirket sözleşmesinde öngörülen sınırlar dikkate alınır. Özellikle bilgi alma ve inceleme hakları, ortakların şirketin mali durumu ve yönetim faaliyetleri hakkında değerlendirme yapabilmeleri açısından önem taşır.
Ortakların yükümlülükleri de şirket türüne göre farklılık gösterebilir. Sermaye taahhüdünün yerine getirilmesi, ortakların temel yükümlülüklerinden biridir. Limited şirketlerde şirket sözleşmesinde öngörülmesi hâlinde ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri de doğabilir. Ayrıca ortakların şirketin menfaatlerine aykırı davranışları, sır saklama veya rekabet yasağına ilişkin hükümler kapsamında değerlendirilebilir. Anonim şirketlerde ise pay sahiplerine yalnızca pay sahipliği sıfatı nedeniyle getirilebilecek yükümlülükler bakımından kanuni sınırlamalar bulunmaktadır. Ortaklık haklarının kullanılması veya yükümlülüklerin ihlali nedeniyle uyuşmazlık ortaya çıktığında şirket sözleşmesi, pay sahipliği durumu ve ilgili kanuni hükümler birlikte incelenmelidir.
Şirketlerde Azlık Hakları ve Pay Sahiplerinin Korunması
Azlık hakları, şirket yönetiminde çoğunluğa sahip olmayan pay sahiplerinin belirli konularda hukuki korumadan yararlanmasını sağlayan haklardır. Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim şirketlerde sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde ise yirmide birini oluşturan pay sahipleri belirli azlık haklarını kullanabilir. Bu haklar arasında kanuni koşullar çerçevesinde genel kurulun toplantıya çağrılmasını veya gündeme madde eklenmesini isteme, özel denetçi atanmasını talep etme ve haklı sebeple şirketin feshini dava etme gibi imkânlar bulunmaktadır. Bazı hakların kullanılabilmesi için belirli sürelerin veya ek şartların yerine getirilmesi gerekir. Azlık haklarının amacı, şirket yönetiminde çoğunluk gücünün hukuka aykırı biçimde kullanılmasını önlemek ve pay sahiplerinin menfaatlerini korumaktır.
Pay sahiplerinin korunması yalnızca azlık haklarıyla sınırlı değildir. Genel kurul kararlarının hukuka aykırı olması, bilgi alma hakkının ihlal edilmesi veya şirket yöneticilerinin sorumluluk doğuran işlemlerde bulunması durumunda farklı hukuki başvuru yolları gündeme gelebilir. Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptali, kanuni koşulların bulunması hâlinde pay sahipleri tarafından talep edilebilir. Limited şirketlerde ise ortakların bireysel hakları, azlık hakları ve şirketin yönetimine ilişkin talepleri ilgili hükümlere göre değerlendirilir. Hakların kullanılabilmesi için gerekli ortaklık oranlarının, başvuru koşullarının ve kanuni sürelerin dikkate alınması önem taşır.
Şirket Pay Devri ve Ortaklık Yapısının Değiştirilmesi
Şirket pay devri, bir ortağın sahip olduğu payların tamamını veya bir kısmını başka bir kişiye devretmesi işlemidir. Pay devrinin hukuki şartları anonim ve limited şirketlerde farklılık gösterir. Anonim şirketlerde payların devri, payların türüne ve niteliğine göre değişen kurallara tabidir. Nama yazılı payların devrinde kanuni düzenlemeler ve esas sözleşmede öngörülebilen geçerli sınırlamalar dikkate alınır. Limited şirketlerde ise Türk Ticaret Kanunu’nun 595. maddesi gereğince esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılmalı ve tarafların imzaları noterce onaylanmalıdır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, limited şirket pay devrinin geçerli olabilmesi için genel kurul onayı da gereklidir.
Ortaklık yapısının değiştirilmesi, mevcut payların devredilmesi dışında sermaye artırımı, yeni ortakların katılımı veya bazı ortakların şirketten ayrılması yoluyla da gerçekleşebilir. Bu işlemlerde payların hukuki durumu, ortakların hakları, şirket sözleşmesindeki sınırlamalar ve gerekli organ kararları değerlendirilmelidir. Limited şirketlerde pay devrinin ticaret siciline tescili için ilgili belgelerin hazırlanması ve başvuru işlemlerinin tamamlanması gerekir. Anonim şirketlerde ise pay devrine ilişkin kayıt ve bildirim yükümlülükleri, payların niteliğine ve somut durumun özelliklerine göre değişebilir. Ortaklık yapısında meydana gelen değişikliklerin hukuka uygun yürütülmesi, yeni ortakların haklarının belirlenmesi ve şirketin yönetim düzeninin korunması açısından önemlidir.
Şirket Ortakları Arasındaki Uyuşmazlıklar ve Çözüm Yolları
Şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklar, ortaklık haklarının kullanılması, şirket yönetimine katılım, kâr dağıtımı, sermaye yükümlülükleri veya şirket faaliyetlerine ilişkin kararlar nedeniyle ortaya çıkabilir. Ortakların şirketin yönetim biçimi konusunda anlaşamaması, bilgi alma hakkının engellenmesi veya bazı ortakların yetkilerini hukuka aykırı kullanması uyuşmazlıkların başlıca nedenleri arasındadır. Özellikle birden fazla ortağın bulunduğu şirketlerde karar alma süreçlerinin tıkanması, şirket faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Bu tür anlaşmazlıklarda şirket sözleşmesinin hükümleri, ortakların sahip oldukları pay oranları, alınan genel kurul kararları ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirilir.
Ortaklık uyuşmazlıklarının çözümünde başvurulabilecek hukuki yollar, şirket türüne ve uyuşmazlığın niteliğine göre farklılık gösterir. Genel kurul kararlarının iptali, yönetim organlarının sorumluluğuna ilişkin davalar, bilgi alma hakkının kullanılması veya ortaklıktan çıkma talepleri bu kapsamda gündeme gelebilir. Limited şirketlerde Türk Ticaret Kanunu’nun 638. maddesi uyarınca, şirket sözleşmesinde öngörülen nedenlerle veya haklı sebeplerin bulunması hâlinde ortaklıktan çıkma mümkündür. Haklı sebeple çıkma talebi mahkeme yoluyla ileri sürülebilir. Şirketin sona erdirilmesinin talep edildiği uyuşmazlıklarda ise mahkeme, kanuni koşulların bulunması durumunda fesih yerine başka bir çözüme karar verebilir. Uygun hukuki yolun belirlenmesinde ortaklık ilişkisinin özellikleri ve uyuşmazlığın şirket üzerindeki etkileri dikkate alınmalıdır.
Şirketlerde Sermaye Artırımı ve Sermaye Azaltımı
Sermaye artırımı, şirketin mevcut sermayesinin kanunda öngörülen yöntemlerle yükseltilmesini ifade eder. Şirketlerin yeni yatırım ihtiyaçlarını karşılamak, öz kaynaklarını güçlendirmek veya faaliyetlerini genişletmek amacıyla sermaye artırımına gitmesi mümkündür. Anonim şirketlerde sermaye artırımı, sermaye taahhüdü yoluyla veya iç kaynaklardan gerçekleştirilebilir. Kayıtlı sermaye sistemine tabi şirketlerde ise ilgili kanuni düzenlemeler çerçevesinde yönetim kurulunun sermaye artırma yetkisi bulunabilir. Limited şirketlerde sermaye artırımı için şirket sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin kurallara uyulması gerekir. Sermaye artırımında gerekli organ kararlarının alınması, pay sahiplerinin yeni pay alma haklarının değerlendirilmesi ve ticaret sicili işlemlerinin tamamlanması önemlidir.
Sermaye azaltımı, şirket sermayesinin kanuni usullere uygun biçimde düşürülmesidir. Bu işlem, şirketin mali yapısının yeniden düzenlenmesi veya belirli finansal ihtiyaçların karşılanması amacıyla yapılabilir. Ancak sermaye azaltımı, şirket alacaklılarının haklarını etkileyebileceğinden kanunda öngörülen koruma mekanizmalarına tabidir. Sermaye azaltımında şirket türüne ve işlemin niteliğine göre gerekli kararların alınması, alacaklıların korunmasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve ilgili sicil işlemlerinin yapılması gerekir. Sermayenin zararlar nedeniyle azaltılması gibi özel durumlarda farklı hükümler uygulanabilir. Ayrıca sermaye kaybı veya borca batıklık durumlarında Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde şirket yönetiminin yerine getirmesi gereken yükümlülükler bulunmaktadır.
Şirket Birleşmesi, Bölünmesi ve Tür Değişikliği
Şirket birleşmesi, iki veya daha fazla şirketin kanunda öngörülen yöntemlerle tek bir hukuki yapı altında toplanmasıdır. Türk Ticaret Kanunu’na göre birleşme, devralma veya yeni kuruluş yoluyla gerçekleştirilebilir. Devralma yoluyla birleşmede bir şirket diğer şirketin malvarlığını devralırken yeni kuruluş yoluyla birleşmede birden fazla şirket yeni kurulan şirket bünyesinde birleşir. Birleşme işlemleri sırasında birleşme sözleşmesinin hazırlanması, gerekli raporların düzenlenmesi, ilgili organ kararlarının alınması ve ticaret sicili işlemlerinin tamamlanması gerekir. Birleşmenin hukuki sonuçları arasında devrolunan şirketin malvarlığının kanuni şartlar çerçevesinde devralan şirkete geçmesi ve devrolunan şirketin tasfiyesiz sona ermesi bulunmaktadır.
Şirket bölünmesi, bir şirketin malvarlığının tamamının veya bir kısmının başka şirketlere devredilmesini sağlayan yapısal dönüşüm işlemidir. Bölünme, tam veya kısmi bölünme şeklinde gerçekleştirilebilir. Tür değişikliği ise şirketin hukuki türünün değiştirilmesi anlamına gelir. Örneğin kanuni şartların bulunması hâlinde bir limited şirket anonim şirkete dönüştürülebilir. Tür değiştiren şirket, kural olarak önceki şirketin devamı niteliğindedir ve yalnızca hukuki türü değişir. Birleşme, bölünme ve tür değişikliği işlemlerinde ortakların hakları, şirket alacaklılarının korunması ve kanuni prosedürlerin yerine getirilmesi önem taşır. Bu işlemler sırasında Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerine uyulması ve gerekli tescil işlemlerinin tamamlanması gerekir.
Şirketin Feshi ve Tasfiye İşlemleri
Şirketin feshi, kanunda veya şirket sözleşmesinde öngörülen nedenlerle şirketin sona erme sürecine girmesini ifade eder. Şirketin süresinin dolması, genel kurulun fesih kararı alması, kanunda belirtilen diğer sona erme sebeplerinin gerçekleşmesi veya mahkeme kararıyla feshedilmesi mümkündür. Şirketin feshedilmesi, her durumda tüzel kişiliğinin aynı anda ortadan kalkması anlamına gelmez. Tasfiyeye giren şirket, tasfiye süresince tüzel kişiliğini korur ve faaliyetlerini tasfiye amacıyla sınırlı olarak sürdürür. Şirketin haklı sebeple feshi taleplerinde, şirket türüne ve somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki şartlar uygulanır. Özellikle ortaklık ilişkisinin devamını önemli ölçüde güçleştiren durumlar, kanuni koşullar çerçevesinde haklı sebep olarak değerlendirilebilir.
Tasfiye işlemleri, sona eren şirketin malvarlığının belirlenmesi, alacaklarının tahsil edilmesi, borçlarının ödenmesi ve kalan malvarlığının hak sahiplerine dağıtılması süreçlerini kapsar. Tasfiye sırasında şirketin mevcut borçları, alacakları, devam eden hukuki ilişkileri ve alacaklıların hakları dikkate alınmalıdır. Tasfiye memurlarının atanması, gerekli bildirimlerin yapılması ve ticaret siciline ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi de bu sürecin önemli aşamalarıdır. Tasfiye sonucunda kanuni şartlar tamamlandığında şirketin ticaret sicilinden silinmesi gündeme gelir. Bununla birlikte bazı sona erme durumlarında tasfiyesiz infisah söz konusu olabilir. Bu nedenle şirketin sona erme sebebinin ve uygulanacak usulün doğru belirlenmesi gerekir.
Şirketler Hukukundan Kaynaklanan Davalar
Şirketler hukukundan kaynaklanan davalar, şirketin kuruluşu, yönetimi, ortaklık ilişkileri veya sona ermesi sırasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkların mahkeme yoluyla çözümlenmesine yöneliktir. Genel kurul kararlarının iptali veya butlanının tespiti, yönetim kurulu üyelerinin ya da müdürlerin sorumluluğuna ilişkin talepler, pay sahipliği haklarından kaynaklanan uyuşmazlıklar ve ortaklıktan çıkma davaları bu kapsamda değerlendirilebilir. Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptali için Türk Ticaret Kanunu’nun 445. maddesinde düzenlenen şartların bulunması gerekir. İptal davası, kural olarak karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Limited şirket genel kurul kararlarının iptalinde de kanunun yaptığı atıf nedeniyle anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümler uygulanır.
Şirketler hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, kural olarak asliye ticaret mahkemesidir. Bununla birlikte uyuşmazlığın hukuki niteliği ve özel kanuni düzenlemeler dikkate alınarak görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekir. Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk şartının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmelidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi kapsamında belirli ticari alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Ancak şirketler hukukundan kaynaklanan bütün davalar zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Özellikle genel kurul kararlarının iptali gibi davalar ile para alacağına ilişkin talepler arasında hukuki ayrım yapılması gerekir. Dava sürecinde şirket kayıtları, genel kurul tutanakları, ticari defterler, sözleşmeler ve diğer hukuka uygun deliller değerlendirilerek uyuşmazlığın niteliğine uygun hukuki süreç yürütülür.
Ankara Şirketler Hukuku Avukatı
Ankara şirketler hukuku avukatı, şirketlerin kuruluşundan sona ermesine kadar geçen süreçte ortaya çıkan hukuki işlemler ve uyuşmazlıklar hakkında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunar. Şirket kuruluş işlemleri, ana sözleşmelerin hazırlanması, ortaklık yapısının düzenlenmesi, genel kurul kararlarının değerlendirilmesi, pay devirleri ve şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklar bu kapsamda ele alınabilir. Ayrıca sermaye artırımı, şirket birleşmeleri, tür değişikliği, ortaklıktan çıkma ve şirketin feshi gibi işlemlerde ilgili mevzuatın uygulanması önem taşır. Şirketler hukukuna ilişkin hukuki süreçlerde şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ticaret sicili kayıtları ve mevcut sözleşmeler birlikte değerlendirilerek başvurulabilecek hukuki yollar belirlenir.
Ankara Çankaya’da faaliyet gösteren Avukat Ekin Ulus tarafından 2020 yılında kurulan Ulus Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, şirketler hukuku kapsamında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunmaktadır. Büro bünyesinde şirket kuruluşundan kaynaklanan işlemler, ortaklık uyuşmazlıkları, şirket yönetimine ilişkin hukuki sorunlar, pay devirleri ve şirketlerin yeniden yapılandırılması gibi konular somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilir. Avukat Ekin Ulus, şirketler hukukuna ilişkin süreçlerde yürürlükteki mevzuatı ve güncel yargı kararlarını esas alarak müvekkillerin hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik hukuki çalışmalar yürütmektedir. Şirketlerin ve ortakların karşılaştıkları hukuki sorunların değerlendirilmesi, gerekli işlemlerin belirlenmesi ve dava süreçlerinin takip edilmesi amacıyla Ulus Hukuk ve Danışmanlık Bürosuna başvurulabilir.
Diğer çalışma alanları
İdare Hukuku
İptal ve tam yargı davaları, idari işlemler ve uyuşmazlıklar.
Aile Hukuku Avukatı
Boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi uyuşmazlıkları.
Ceza Hukuku Avukatı
Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde hukuki destek.
Gayrimenkul Hukuku Avukatı
Tapu, kira, ortaklık, kat mülkiyeti ve uyuşmazlıklar.
İcra İflas Hukuku Avukatı
Takip süreçleri, haciz, itiraz ve uyuşmazlıklar.
Sigorta Hukuku Avukatı
Hasar, tazminat ve poliçe kaynaklı uyuşmazlıklar.
Ticaret Hukuku Avukatı
Ticari uyuşmazlıklar ve sözleşme süreçleri.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Somut olayınıza ilişkin değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.